SON DAKİKA

The Fault In Our Stars

Bu haber 30 Temmuz 2017 - 17:50 'de eklendi ve 383 views kez görüntülendi.

Yazarın Notu :

Bu not, yazarın notundan ziyade, birkaç sayfa önce minik puntolarla yazılmış olan bir nota dair yazarın hatırlatması :
Bu kitap hayal ürünü.

Bunu ben uydurdum.

Bir hikayenin altında her hangi bir hakikat yatıp yatmadığının çözümlenmeye çalışılmasından ne romanlar ne de okurları yarar görür.

Bu yöndeki çabalar, uydurma hikayelerin önemli olduğu fikrine bir saldırıdır ki bu fikir, türümüzün temel varsayımı sayılır.

***
Su gelgitle yükselirken Hollandalı Lale Adam okyanusa baktı.

‘’Birleştirici, tersleyici, gizleyici, tecelli edici. Bak nasıl da yükselip alçalıyor, her şeyi beraberinde götürüyor.’’

‘’Ne o?’’ diye sordum.

‘’Su,’’ dedi Hollandalı. ‘’Tabii bir de vakit.’’

Peter Van HOUTEN, Görkemli Izdırap

***

Ne zaman kansere dair bir broşüre veya bir internet sayfasına filan göz atsanız, kanserin yan etkilerinden biri olarak depresyonu da listeliyorlar.

Fakat aslına bakarsanız depresyon, kanserin yan etkisi değil.

Depresyon ölmenin yan etkisidir.

***
Annem haftalık bir destek grubuna katılmamın kararını verdi.

Bu destek grubu tabii ki korkunç kaynaklı sıkıntıların farklı evrelerindeki, sürekli değişen bir dizi karakteri bünyesinde barındırıyordu.

Ölmenin yan etkisi.

Destek grubu tabii ki korkunç derecede kasvetliydi.

Her Çarşamba haç şeklinde ki taş bir kilisenin bodrum katında buluşuyorlardı.

Haç’ ın tam ortasında, iki kalasın birleştiği, İsa ‘nın kalbine tekabül eden yerde bir daire oluşturarak oturuyorduk.

***
Sıra ona gelmeden önce beş kişi daha konuştu.

Ona vardığında hafifçe gülümsedi.

Sesi kısık, alçak perdeli ve ölümüne seksiydi.

‘’Adım Augustus Waters’’ dedi.

‘’On yedi yaşındayım. Bir buçuk yıl önce biraz osteosarkoma yakalandım, bugün de buraya Isaac ‘in isteği üzerine geldim.’’

‘’Peki nasıl hissediyorsun?’’ diye sordu Patrick.

‘’Ahi harika.’’ Dudağının bir ucunu kaldırarak gülümsedi Augustus Waters. ‘’Sadece yukarı çıkan bir hız trenindeyim, dostum.’’

***

Tekerlekli acı acı bağırtarak iki buçuk metrelik bir duvarla ayrılmış yola döndük.

Evi soldaki ilk binaydı. İki katlıydı. Garaj yolunda aniden durduk. Peşinden gittim.

Girişteki ahşap levhada el yazısıyla Kalp Neredeyse Yuva Oradadır kelimeleri göze çarpıyordu ve tüm evin böyle gözlemlerle bezendiği ortaya çıktı.

İyi Dostları Bulmak Zor, Unutmak İmkansızdır yazıyordu palto askısının üstünde.

Gerçek Sevgi Zor Zamanlardan Doğar diye vaatte bulunuyordu antika eşyalarla döşenmiş oturma odasındaki üstü işlenmiş kırlent.

Augustus onları okuduğumu gördü. ‘’Bizimkiler bunlara Teşvikler diyor,’’ diye açıkladı. ‘’Her yerdeler.’’

***
Annemle babamı uyandırmak için çığlık attım, odama daldılar ama beynimin içinde patlayan süpernovaları söndürmek için yapabilecekleri hiçbir şey yoktu.

Sahile vurmuştum ve dalgalar üstümden geçip gidiyordu ama bir türlü boğulmuyordum.

Yoğun bakımda uyandım.

***
Sefil bir şekilde inledi. ‘’Bakir öleceğim.’’ dedi.

‘’Ciddi misin?’’ diye sordum şaşkınlıkla.

‘’Hazel Grace,’’ dedi, ‘’kağıt kalemin var mı’’ olduğunu söyledim.

‘’Peki, lütfen bir çember çiz.’’ Çizdim. ‘’Şimdi o çemberin içine daha küçük bir çember çiz.’’ Çizdim. ‘’Büyük çember bakirler çemberi. Küçük çember, tek bacaklı on yedilik erkekler çemberi.’’

***
Dalgalı sarı saçları olan, yapılı ve genç bir garson geldi. Augustus ‘tan bile uzun olabilirdi. Tatlı bir aksanla, ‘’Dom Perignon ilk kez şampanya ürettikten sonra ne demiş biliyormusunuz?’’ diye sordu.

‘’Hayır?’’

‘’Diğer keşişlere, ‘’Çabuk gelin, yıldızları tadıyorum,’ diye seslenmiş. Amsterdam ‘a hoş geldiniz.

***
Augustus : Tanrım, çok seksisin.

Ben : Odana gidebiliriz.

Augustus : Daha kötü fikirler duymuşluğum var.

Uzandık. ‘’Bacağım,’’ dedi. ‘’Hani olur da …. yani hani ne bileyim olur da görürsen hazırlıklı olman için…’’

‘’Aş kendini,’’ deyip iki adımda yanına gittim. Onu öptüm, hem de sertçe, ardından onu duvara doğru bastırdım, anahtarlarını ararken öpmeye ara bile vermedim.

Seni seviyorum Augustus Waters.

***

Augustus, birkaç gün sonra hastaneden çıktığında tüm tutkularından geri dönüşü olmaksızın kopmuştu.

Acısını dindirebilmek için daha fazla ilaç kullanılması gerekmişti. Temelli üst kata taşınmıştı, oturma odasındaki pencerenin yakınındaki bir hastane yatağında yatıyordu.

***
Augustus, benden ve Isaac ‘ten kilise veda yazımızın provasını rica ederek kiliseye çağırdı :

‘’Adım Hazel. Augustus Waters hayatımın düşkün aşkıydı. Bizim ki destansı bir aşk hikayesiydi. Aşk hikayemizi anlatamayacağım için matematikten bahsedeceğim.

Matematikçi olmayabilirim ama bildiğim bir şey var, o da 0 ile 1 arasında sonsuz sayı olduğu 0,1 0,12 ,0112 ve daha başka bir dizi sonsuz var.

Tabii ki 0 ile 2 ararsında veya 0 ile bir milyon arasında daha büyük sonsuz sayı dizileri var.

Sayılı günler içinde bana bir sonsuzluk verdin ve bunun için sana müteşekkirim.

***

Aynı Yıldızın Altında
John Green
Özgün Adı : The Fault In Our Stars
Pegasus Yayınları : 664
Bestseller Roman : 285
***
‘’Dahiyane… Çok etkileyici… Güçlü ve saf duygularla korkusuzca yüzleşebiliyor.’’ TIME
***
TIME dergisi, 2012 ‘nin en iyi romanı
Goodreads, 2012 ‘nin en iyi genç yetişkin kitap ödülü
New York Times’ın Bestseller listesinde #1
Odyssey Ödülü
New York Times’ın Bestseller listesinde Üst üste 70 Hafta
Tüm dünyada 1 milyonun üzerinde satış

***

Selçuk Softa
Selçuk Softainfo@selcuksofta.com
Hepimiz hayat öğrencileriyiz. Öğrendiğimiz o dersleri ihtiyacı olanlara öğretmek de hayata, ailemize, arkadaşlarımıza, ülkemize, insanlara borcumuz. Bu sebeple hepimiz aynı zamanda bir öğretmeniz. -- İnsan "DeNiZiN" olmadığı yerde... "UmuT" adına MARTI olmalı... Olmalı ki kararmasın yarınlar...& www.bihabermedya.com & www.selcuksofta.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.