SON DAKİKA

Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’ları

Bu haber 04 Eylül 2017 - 19:50 'de eklendi ve 1.046 views kez görüntülendi.

Geçen son iki haftada Leonardo da Vinci’nin hayatı ve onun baş yapıtı olan Son Akşam yemeğini incelemiştik.

Leonardo’dan bu kadar çok bahsedip dünyaca ünlü bir diğer eserinden bahsetmeden geçmek haksızlık olur diye düşünüyorum.

Kralların, devlet başkanlarının, tüm sanat severlerin hatta onu reklam malzemesi yapanların bile derin bir tutku ile bağlı oldukları ve hayranlıkla izledikleri gizemli tablo…

Yapılışından tam beş yüz yıl sonra bile hala gündem konusu olan Vinci’li Leonardo’nun uzun yıllar kimseye satmadığı hayatı boyunca gittiği her yere götürdüğü meşhur tablosu…

Hakkında ki tartışmaların ve  yorumların hiç bitmediği bu tablonun sakladığı birşey mi vardı ?

1789 Fransız ihtilalin yapıldığı yıllarda Louvre Sarayını basan cumhuriyetçiler 1793 yılında Kraliçe Marie Antoinette ve Kral XVI. Louis‘i giyotinle idam ederler ve Louvre sarayını Louvre Müzesine çevirirler.

Değerli sanat eserlerini görücüye çıkartırlar ve bunlardan en önemlisi ise Leonardo da Vinci’nin ‘’ Mona Lisa’’ adlı eseridir.

İlk kez halkın önüne çıkmıştır.

Napolyon taç giyme töreninde gördüğü ‘’ Mona Lisa ‘’ adlı eseri  kendi sarayına taşıtır ve tabloya’’ Madam Lisa’’ adını verir.

Müzedeki ziyaretçilerinden çok uzakta olan resim artık Napolyo’nun banyo duvarında asılıdır.

Neden orayı tercih ettiğİni ise bilemem.

Yıllarca banyonun buharlı  ortamına maruz kalan ‘’Mona Lisa’’  tablosunda çatlamalar başlar.

İtalya’ya sefere çıkan Napolyon orada Leonardo’nun çizimlerini ve not defterlerini bulur ve onları da Fransa’ya getirir. ’’

Dehaların nerede doğduğunun bir önemi yoktur,s ahiplendiğimiz eserleri  ile o da bir Fransız’dır’’ artık der !

Kendi egosu gereği Leonardo Da Vinci artık ‘’Fransız ‘’ dır.

Napolyon sonrası ‘’ Mona Lisa ‘’ tekrar Louvre müzesine geri getirilir ve müzedeki en kıymetli eserler arasında yerini alır.

Yüzyıl sonra 21 Ağustos 1911 de  Leonardo’nun  ‘’Mona Lisa‘’ adlı ünlü tablosu Louvre müzesinden çalınır.

Müzeye ziyaretçi gibi giren ve müzede saklanmayı başaran bir adam, gece bekçilerinin uykuya daldığı esnada asılı olduğu duvardan kimsenin ruhu bile duymadan eseri çalmayı başarır ve arka kapıdan kaçarak uzaklaşır.

Ertesi günü tablonun yerinde olmadığını fark eden yetkililer önce çalınmış olma ihtimalini düşünmezler, müze fotoğrafçısının, fotoğrafını çekmek için aldığını sanırlar ve tablonun geri gelmediğini geç de olsa fark ederek polise haber verirler.

Geniş çaplı bir araştırma başlatan polisler, sadece resmin çerçevesini bulurlar.

Basında büyük yankı uyandıran hırsızlık olayı bir çok yalan haber ile de etkisini sürdürür.

Soruşturmayı sürdüren polisler ünlü ressam Pablo Picasso’yu bile şüpheliler listesine almıştı, çünkü Picasso daha önceden Louvre müzesinden çalınan küçük sanat eserlerini satın almıştı!.

Adı duyulunca satın aldığı eserleri  müzeye geri iade eder Picasso.

Floransa 1913 antik eserler kolleksiyoncusu İtalyan’a Leonardo imzalı ve elinde 500bin Pound değerinde bir eser olduğu belirtilen bir not gelir.

Bir ay sonra buluşma için bir otel ayarlanır buluşmaya gelecek olanlardan biri ise Uffizi Müzesi resim değerlendirme uzmanlarından biridir.

Otel odasındaki buluşmada kirli giysilerin bulunduğu bir bavulun en altından görücüye çıkan  paha biçilmez tablo Mona Lisa adlı eserdir.

Şüphe ile yaklaşsalarda, Louvre müzesinden aldıkları bilgi ile de örtüşen tablonun gerçektende Louvre müzesinden çalınan Leonardo da Vinci’nin ‘’Mona Lisa ‘’adlı eseri olduğu anlaşılır.

Aslında tablonun Floransa’ya geri gelmesine sevinmişlerdi çünkü Floransa eserin doğum yeriydi.

Ve tabloyu çalan hırsız ‘’ Vincenzo Perugia ‘’adlı  İtalyan onu evine getirmek için çaldım diyerek savunma yapar ve sadece 6 ay hapis cezası alır ve birden bire ünlü bir adam halini alır.

Tablo trenle İtalya’nın tüm şehirlerine seyehat eder ve İtalyan halkı ile buluşturulur.

Tabiki Fransızlar kendilerine ait olan eseri geri isterler.

Tekrar trene bindirilerek mecburen Fransa’ya doğru seyehat eder Mona Lisa, büyük bir törenle karşılanır…

Leonrdo 1503 yılında başlar bu eseri yapmaya, portre çalışmalarında, portrenin kime ait olduğunu çeşitli sembollerle belli ediyordu hatta yapıldığı şehirlerin simgesel bölgelerini manzara olarak portrenin arkasına yapıyordu.

Fakat Mona Lisa’yı yaparken kim olduğunu ve nerede yaptığını belli edecek ip uçları  bırakmamıştı.

O yüzden hep gizemli bir eser olarak anıldı, ya da öyle sanıldı.

Yapılışından 500 yıl sonra Milano arşivlerinde yapılan bir araştırmada resim hakkında bir ip ucu bulundu.

‘’Lisa del Gioconda’’ adlı kişi resim sİparişi vermişti fakat eser sahibine verilmemişti.

Bu bilgi resmin yapıldığı tarihle uyum sağlıyordu.

Gene arşivlerdeki bilgilere göre Lisa, Francesco del Giocondo’nun eşi ve Vinci ailesinin komşusu ve iş yaptıkları bir aileydi.

Belki Leonardo bu yüzden kabul etmişti Lisa’nın portresini yapmayı.

Lisa sıradan bir ev kadınıydı, üzerinde hiçbir mücevher taşımayan, sade elbisesi ve dağınık saçı ile, Leonardo için belki de gizemliydi.

Çünkü resmini yaptığı tüm kadınlar pahalı mücevherlere ve pahalı elbiselere sahipti hatta saçları bile dekorluydu kadınların.

Lisa’nın ani bakışını ve dönüşünü portre fotoğrafı çeken bir fotoğrafçı gibi yakalayıp resmetmişti Leonardo.

Kendi dönemi içinse bu poz bir devrim niteliğindeydi.

Çünkü o dönem yapılan profil resimlerinde yüzün her iki yanı gözükmezdi!

Çağdaşları daha sonra bu pozu defalarca kullanacaktı.

Tuhaf bakışları ve duruşu ile şarkı ve şiirlere de konu oldu Mona Lisa…

Resmin sağ tarafını  kapatarak bakarsak; sol tarafı gülümsemiyor.

Sol tarafı kapatıp sağ tarafa bakarsak Mona Lisa’nın gülümsediğini görebiliriz.

Sol tarafta ki manzarayı kapatırsak; Yüksekten akan suyu görebiliriz.

Sağ tarafı kapattığımızda ise durgun sular içindeki manzarayı görürüz.

Optik ilizyonu çok iyi bilen Leonardo bu resmine bir çeşit ilizyon gizlemiş.

Tuhaf bakışı ve gülümsemesi ile resim bize sizin bilmediğiniz ve öğrenemeyeceğiz şeyleri biliyorum der gibi.

Aslında hem biyografi hem de otobiyografiyi resmetmişti Leonardo.

Sigmund Freud’a göre; Leonardo bu gizemli gülüşü anne figürlerini çizdiği diğer tablolarında da kullanmıştı.

Bu gülümseme ona, elinden zorla alındığı ve gizlice Leonardoyu uzaktan takip eden babasının evlenmediği annesine ait bir gülümsemeydi.

Ve bu gülümsemeyi yıllar sonra sıradan bir kadın olan Lisa da tekrar bulmuştu.

Leonardo, Mona Lisa tablosunu yaparken modeli Lisa’nın hamile olduğu düşünülüyor, buna en belirgin kanıtsa  belinin üst kısmında birleştirdiği şişmiş elleri.

Uzmanların çoğu bu konuda hem fikir.

Leonardo, kadavra çalışmalarını yaparken hamile bir kadının iç organlarını ve ana rahminde cenin pozisyonundaki bebeği ve hareketlerinide çizmişti ve bu konuda yapılan ilk çizimler gene Leonardo’ya aitti.

Bu çizimleri yaptığı yıllar ve Mona Lisa’yı yaptığı yıllarda bir birine denk düşüyor.

Leonardo kadının mucizevi bir şekilde doğum yaparak yeni canlara hayat vermesini  ve yumurtlayan hayvanların başka canlılara hayat vermesi arasındaki bağı da resimlerinde kullanmıştı.

Buna en büyük örnek; Yumurtadan çıkan insan yavrusunu işlediği ‘’ Leda ve Kuğu ‘’adlı eseri.

Eseri kaybolmuş olsada günümüze ulaşan sayısız eskizi bulunmakta ve eserin o dönem yapılmış bire bir kopyaları da tabi ki.

Leonardo’yu ziyarete gelen ünlü ressam Raphael  (Raffaello) Mona Lisa tablosunun ayak üstü kara kalem çizimini yapar.

Fakat bu çizim elimizdeki Mona Lisa’ya pek benzememektedir.

Raphael’in çiziminde Mona Lisa’nın saçları rönesans dönemine uygun şekilde oldukça gösterişli ve süslü tokalar ile bezeliydi.

Ve arka fonda 2 adet büyük sütun ayakları mevcuttu.

Yoksa Leonardo’nun iki tane Mona Lisa’sı mı vardı ?

Ünlü tarihçi yazar Vasari Mona Lisa tablosunun bitmemiş ve gözlerindeki parlaklık ile kaş ve kirpiklerinden bahseder.

Bildiğimiz tabloda ise ne kaş ne de kirpik vardır!

Saçları büklüm büklüm ve süslü olarak tarif ediliyor.

Vasari’nin yazdıkları doğru olmaya bilir ama Raphael de benzer şekilde çizmişti kopyasını.

Vespuci’nin notlarında ise; Ekim 1503 de Leonardo’nun Lisa Del Giocondo’nun portresini yaptığını yazar.

Böylece Portrenin kime ait olduğu kesinlik kazanmıştır ve Vasari de bu bilgiyi doğruluyor.

1940 yılında gazetelere konu olan bir başlık vardı.

İngiliz sanat kolleksiyoncusu Hugh Blaker, ünlü bir ismin ’’ Isleworth Mona Lisa ‘’ adlı eseri satın aldığını bildiriyordu.

Yani Leonardo’nun başka bir ’’ Mona Lisa’’ tablosu.

Bu tabloyu görmeye giden uzmanlar, henüz bitmemiş ve Louvre müzesindekinden çok daha genç bir Mona Lisa ile karşılaşırlar.

Ayrıca arka taraftaki manzarada tamamen farklıdır…

Bu eserin İsviçre’de çok gizli, nerede ise erişilmez bir kasada saklandığını biliyoruz.

Tuhaf olan gerçek ise Rafaell’in çizimine çok yakın bir benzerliği bulunuyordu.

Yapılan karbon testleri, kızıl ötesi ışınlar, röntgenler her iki resminde aynı sanatçıya ait olduğunu ıspatlıyordu.

Peki Leonardo neden bitirip eseri teslim etmemişti ve bir yenisini yapmıştı ?

Fransız bilim adamı, Pascal Cotte boyanın farklı katmanlarına görüntüler üretmek için pigmentten sıyrılmış 13 farklı dalga boyundaki ışığı kullanan katman yükseltme yöntemine ile  “Bilimsel görüntü tekniği …

500 yıldır gizli kalmış gizemleri ortaya koyuyor”

Pascal Cotte, Louvre müzesindeki bitmiş eserin  altında üç farklı portre bulduğuna inanıyor.

Birincisi kafanın erken bir çalışması, diğeri Madonna stili bir portredir.

Üçüncüsü, Lisa Gherardini’nin orijinal portresi olduğuna inanıyor.

Pascal Cotte yapmış olduğu araştırmada röntgen çekimlerinde Leonardo’nun resmi ilk yapmaya başladığı zaman, Mona Lisa’nın saçları süslü tokalar ile bezeli ve kafası biraz daha büyük.

Bakışı biraz daha farklı ve burun biraz daha sola dönük, ağız yapısı  daha küçük.

Hatta kaşlarını ve kirpiklerini bile diğer katmanlarda gördüğünü  söylüyor.

Kaşların ve kirpiklerin yok olmasının sebebi ise yüzyıllar  içinde geçirdiği yenileme çalışmalarındaki dikkatsizlik olduğunu söylüyor.

Oxford Üniversitesi’nde sanat tarihi profesörü olan Martin Kemp’e göre “Olağanüstü ve dikkate değer bir veri ve resmin önemli değişikliklere uğradığı açıkça ortada.

Leonardo bunu diğer tablolara da yaptı; O telaşsız bir avukattı. ”

Hayat, yaşam, ölüm, doğum, mucizevi insan bedeni herşey Leonardo’nun sonsuz soruları,merakı hepsi araştırmalarında gizli.

Leonardo’ya göre insan vucudu kusursuz işleyen bir makinaydı.

Anne karnında bebek anatomisi çiziminin mutlaka Mona Lisa ile bir bağı vardı.

Yaratılış hikayesi ve bu hikayenin 6 günde gerçekleşmediğini anlatmak ister gibi bir çabası var, bilinmeyen dünyayı anlama ve anlatma.

Jeolojik, biyolojik ve atmosferik değişikler bunu zaten anlatıyordu.

Bir bilim adamı olan Leonardo bu değişimlerin mesajını resimleri ile veriyordu.

Leonardo 16 yıl boyunca Mona Lisa’yı yanında taşımıştı.

Tablonun gizemli doğa manzarasını keşfedebilmek için uzmanlar, çocukluğunu geçirdiği bölgedeki jeolojik değişiklikleri  izlediler ve tablonun arkasında gözüken tepeleri, köprüyü ve nehrin yerini tespit ettiler.

El yazmalarında Floransa’da ki bir gölden ve vadiye doğru akan sularıdan bahsediyor, tıpkı Mona Lisa’nın arkasındaki manzara gibi.

Arka tarafta pek dikkat çekmeyen taş köprünün Arna Nehri üzerindeki Biryana köprüsü olduğu düşünülmekte.

Taşkınlara maruz kalan köprünün silip süpürdüğü her nesneyi tekrar Leonardo’nun eskizlerinde görebiliyoruz.

Nehrin 100 mil ilerisinde bir tepede ise bölgeye ait değilmiş gibi aykırı duran kayalıkları tekrar eskiz defterlerinde ve Mona Lisa’nın arkasında görüyoruz.

Aynı kayalıkları ‘’Kayalıklar Bakiresi ‘’ adlı eserinde de resmetmiş.

Leonardo, herşeyi önce kafasında canlandırıyor ve sonra elleri ile hayat veriyordu.

Mona Lisa dünya tarihindeki ilk psikolojik  portredir.

Hayatın enerjisini ve esansını içinde bulunduruyor, adeta bir sihirbaz gibi görünenleri görünmez, görünmezleri görünen kılıyordu…

Herşeye rağmen Louvre müzesindeki Mona Lisa tüm gizemi ile bizlere gülümsemeye devam ediyor.

Kaynak : Secrets of the Mona Lisa. Leonardo Da Vinci. 2015 Art Documentary, The Mona Lisa Mystery, Leonardo DaVinci The Mona Lisa Documentary adlı belgeseller.

Meltem Karakoyun
Meltem Karakoyunm.karakoyun@bihabermedya.com
Atatürk ilke ve inkılaplarına daima bağlı kalan, Türk olmakla her daim övünen, ülkesine ve milletine büyük bir sevgi ile bağlı . Hukuk ve Adalete güvenen , 6 Ok' a inanan ve Y-CHP ye asla inanmayan . Aydınlık ,güzel günlerin geri geleceğine inanan biri.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.