SON DAKİKA

Leonardo Da Vinci

Bu haber 13 Ağustos 2017 - 21:56 'de eklendi ve 524 views kez görüntülendi.

Bu hafta sanat tarihindeki en büyük ustalardan biri olan Leonardo da Vinici’yi inceleyelim.

Yaşamından ölümüne insanlık için önemli buluş ve icatlarda bulunan ve eşsiz tablolara imza atan dönemin dehası.

Yapılmamış şeyleri düşünüyorum, başlanıp bitmemiş, önemli yapılacak onca şey, hepsi yarım kaldı!

Ağırlık hareketi ile ilgili deneylerim, resim tekniklerim, hepsi yarım kaldı …

Saygıdeğer Fransa Kralı 1. Fransis Leonardo da Vincinin hemen yatağının başındaydı.

Leonardo yapılması gereken çok şeyi yarım bırakarak dünyadan ayrıldığı için hem tanrı hem de insanlığa karşı suç işlediğine inanıyordu.

Sonra ölüm nefesi kendini hissettirdi ve büyük usta, büyük bir acı ile sarsıldı.

Böylece leonardo’nun asil ruhu bedeninden ayrıldı.

Yetmişbeş yaşında iken kralın kollarında son nefesini verdi…

Bu sözler Giorgio Vasari’ye ait ; Vasari  ‘’Le Vite ‘’ (ressamlar ve mimarlar ) adlı sanat tarihi kitabinda büyük usta Leonardo da Vinci’nin ölüm anını böyle anlatıyor.

Aslında bu anlatılanların hepsi birer hayal ürünü!

Leonardo büyük bir olasılık ile kralın kolları arasında ölmedi.

Vasari bu satırları yazdığında çoktan aradan elli yıl geçmişti ve Leonardo çoktan bir efsana halini almıştı.

Ve Vasari de buna uygun bir öykü kaleme aldı.

Fransa kralının kollarında ölümü karşılayan, ressamlar kralının öyküsü :

Efsanler kolay kolay ölmez, Leonardo da Vinci’nin öyküsü ise efsaneden ibaret değildi.

O sıradışı bir insandı. Ressam, heykeltraş, yazar, fizikçi, mimar, anatomi bilgini, botanikci, müzisyen ve mekanik ustası.

Bugün ise yaptıkları hakkında ki belgeler kısıtlı, geriye kalan bazı belgeler; gözlemlerini not aldığı el yazmaları, desenleri ve notları ki bunların çoğu yüz yıllar içinde kaybolup gitti.

Rönesans döneminin en önemli dehasının geride bıraktığı birkaç el yazmasının dışında, tabloları ve birde  bir resim bıraktı.

Yaşlı bir adamın otoportresini yani kendi otoportresini !

Daha önce hayal edilemeyeni hayal etti, daha önce bakmaya cesaret edilemeyeni gördü.

Ancak aradan beş yüz yıl geçti ve bir çok şey tarihin gölgesinde saklı kaldı.

Hakkında anlatılan bütün efsaneler bir yana bırakılırsa kimdi Leonardo da Vinci ?

Yüz yıllardır Leonardo ile ilgili  bilinen en eski belge Floransa tapu kadastro dairesinde bulunan bir mektuptu.

Bu mektupta,  Leonardo 5 yaşında doyurulması gereken karınlardan biri olarak ibaretti, diye yazıyordu.

Ancak 40 yıl önce Alman bir araştırmacı, Leonardo’nun büyük babası Antonio tarafından yazılmış doğumu ve vaftizini konu alan bir belge buldu.

“1452. 15 Nisan Cumartesi günü, gece saat 03.00’te bir torunum doğdu.

Oğlum Ser Piero’nun oğlu. Adını Leonardo koydular.

Bartolomeo da Vinci oğlu Piero, Nanni Banti oğlu Papino, Tonino oğlu Meo, Malvolto oğlu Piero, Venzo oğlu Nanni, Alman Giovanni oğlu Arrigo, Domenico di Brettone kızı Lisa, Giuliano kızı Antonia, Barna kızı Niccolosa, Nanni di Venzo’nun kızı Maria, Previcone kızı Pippa’nın katıldığı törenle, Rahip Bartolomeo da Vinci oğlu Piero, çocuğu vaftiz etti.”

Vaftiz töreninde bir tek annesi yoktu !

Fransanın küçük bir köyü olan Vinci köyünde dünyaya gelen Leonardo’ya; Vinci’li Leonardo anlamına gelen, Leonardo da Vinci adı verildiğini bu kaynaktan öğreniyoruz.

Annesi hakkında tek bilinen ise Vinci köyünden Kathalina  adlı yoksul bir köylü kadın.

Köylü bir kadının soylu bir erkekle evlenmesi olanaksız olduğu için, bebek annesinden alınarak Vinci ailesinin yanında yetiştirilir.

Aile tarafından yetiştirilmesine rağmen Leonardo ,sürekli ihmal edilen bir çocuktu ve onunla ilgilenen tek kişi ise amcası Francesco idi.

Babası tarafından işe yaramaz olarak nitelendirilen Francesco, Leonardo için amcası Francesco ona sevgi ve şefkat gösteren mükemmel biriydi.

Leonardo, amcasının yaşam ve dünya hakkında anlattıklarını asla unutmadı.

Leonardonun ruhuna ilk merak ve heyecan tohumlarını bırakan ilk insandı.

Botanik ve anatomi tutkusunu ise gene amcasından öğrendiklerine borçlu idi.

Medici ailesinin yanında çalışmaya başlayan babası daha sonra Leonardo’yu da yanına alır ve Floransa’da yaşamaya başlar.

Küçük Leonardo ,Floransa’da önce müzik ve edebiyat eğitimi alır.

Babası onu 9 yaşında iken, dönemin ünlü ressam ve heykeltıraşı Andrea del Verrocchio’nun atölyesine götürür.

Bu atölyede Michelangelo’nun hocası Ghirlandaio ve Botticelli gibi, Rönesans’ın büyük ressamları ile tanışma şansı bulur.

Dönemin resim atölyelerinde sadece resimler yapılmıyordu, taş oymalar , bronz ve mermer heykel çalışmaları, kiliseler için özel siparişler, kısaca her alanda bir işci gibi çalıştırılıyordu küçük çıraklar.

Aradan geçen Beş yıl içinde Leonardo kendini iyice ıspatlamıştı.

İsa’nın vaftizi adlı sipariş üzerindeki melekleri konu alan, çalışma üzerinde çalışmasına izin verilen tek çırak o olmuştu.

Geçen yıllarda hep yeni ilgi alanları buldu kendisine, ‘’Tek başına iken herşey sana aittir, yanında biri varken ise sadece yarısı sana ait olur

‘’ Bu söz Leonardo’ya aitti.

Kendi başına kaldığı dönemlerde genellikle insan anatomisini incelemeye başlıyor.

Leonardo, bu dönemde peyzaj çalışmaları içinde yer alan çok değerli tablolar  yaptı ve sayısız eskizler çizdi.

Arno Vadisi Manzarası – 1473,

The Annunciation (Müjde) – 1475,

The Baptism of Christ (İsa’nın Vaftizi) – 1475

Portrait of Ginevra de Benci (Ginevra de Benci’nin Portresi) – 1475,

Benois Madonna (Madonna ve Çiçekli Çocuk) – 1478,

The Madonna Of The Carnation – 1480

Kuşları saatlerce izleyerek uçma ile ilgili teknik çizimler yaptı, daha sonra atlar ve atların anatomisi üzerine sayısız çizim yaptı.

Bu çizimleri günümüze dek ulaştı.

Dinsel düşünceden çok felsefi düşüncelere kafa yormaya başladığı yıllardı.

Uffitzi galerisnde sergilenen ‘’Muştulama ‘’ adlı tablosu ve Leningrad  Hermitage müzesinde yer alan  ‘’iki azize ‘’adlı eserini bitirdi ve sonra birçok çalışmasını yarım bırakarak Milanoya gitti.

1482 yılında Leonardo da Vinci Milano’ya giderek Ludovico Sforza’nın hizmetinde çalışmaya başlamıştır.

Kayıtlarda dükün ressam ve mühendisi olarak geçmektedir.

Burada yaptığı resim çalışmalarının yanı sıra, mekanik müzik aletleri de icat etti.

Geceleri saatlerce yeni kadavralar üzerinde çalışarak tüm sorularının cevaplarını bulmaya çalıştı, çünkü resmini yaptığı insan bedeni hakkında tam bilgiye sahip olmak istiyordu.

Milano da yaptığı resimlerinden bazıları :

Virgin Of The Rocks (Kayalıklar Bakiresi) – 1486,

Madonna Litta – 1490 ,

The Lady With An Ermine (Kakımlı Kadın) – 1490,

La Belle Ferronnière – 1495

Neden kol bir şekilde bükülürde, başka şekilde bükülmez ?

Cevabı bulmak için ; Kolu değil kolun hareket etmesini sağlayan kasların yapısını incelemeye başladı, tüm bu incelemelerini resme döktü.

Bilime ve öğrenmeye olan tutkusu onu tüm vucudu tek tek incelemeye yöneltti.

Beden içindeki saklı damarların, sinirlerin karmaşık yapılarını çözmeye çalıştı.

Bir ressam olarak başladığı çalışmalarını bir bilim adamı gibi sürdürdü ve araştırmalarına tüm yaşamı boyunca devam etti.

Resimlerine daha fazla derinlik katmaya çalışırken, Stereoskopik biliminin sorunları ile karşi karşıya kaldı.

Ressam Leonardo, derinliği nasıl buluruz diye soru sormaya başlar.

Çünkü bir gözümüzü kapatırken bir gözümüz cisimlerin her birini  farklı görüyor.

Bu iki farklı açıdan görülen cisimlerin görüntüsü üst üste binince derinlik duygusu oluşuyor.

Ancak bilim adamı Leonardo’ya bu cevap yeterli gelmiyor ve gözü incelemeye başlıyor.

İnsan ve hayvanların görmesinin tek yollu yani  göz bebeklerinden geçen ışık ile mümkün olacağını yazdı.

Işığın ya da karanlığın etkisi ile göz bebekleri büyüyor ve bu sayede göz korunuyor.

Milanoda ki yıllarında Leonardo’nun üzerinde çalıştığı devasa bronz bir at heykelinden bahsedilir.

Bu heykel günümüze ulaşmadığı için, hakkında bildiklerimiz sadece şairlerin dizelerine yansıttığı şiirlerde ve mükemmel olarak kabul edilen söylemlerde.

Hiç bitirmediğine inanılan eserleri ise;

The Last Supper (Son Akşam Yemeği) – 1498 (Bu eseri Leonardo da Vinci’nin baş yapıtı olarak kabul ediliyor),

La Gioconda (Mona Lisa) – 1506,

Daha sonra savunma sanai üzerine çizim ve çalışmalar gerçekleştirir.

The Battle Of Anghiari (Anghiari Savaşı) – 1505

Bu eseri savaş konularına ilgi duyduğu döneme ait .

Aynı dönemde tekrar uçabilen insan hayaline kapılır ve saatlerce kuşları izler.

Sadece gözlem gücünden yararlanarak, yıllar sonra teleskop ve sinema kamerası tarafından doğrulanacak inanılmaz sonuçlara vardı.

Kuş uçarken iki ayrı hareket çizgisini izler; bunlardan biri burgu seklindedir, diğeri ise doğrusal ve eğimlidir.

Kuşların uçuş çizgilerini anlayabilmek için, öncelikle rüzgarın hareketini incelemek gerekir.

Rüzgar ve suyun hareketi hemen hemen aynıdır !

Kuş uçmak için kanat çırparken aşağı yukarı hareket eden kanatları ile bedeni arasındaki havayı sıkıştırır.

Böylece oluşan basınç kuşun havada uçmasını sağlar.

Bu gözlemi ve çizimleri ile yıllar sonra Newton tarafından geliştirilen mekaniğin ilk temellerini atmıştı.

Her etki, kendisine eşit bir tepkiyi yaratır.

Bir müddet sonra bu çalışmasını da bir kenara bırakır Leonardo.

Politik nedenler ve çıkan isyanlardan sonra tekrar Floransa’ya döner fakat asla mutlu olamaz.

Tekrar Milanoya döndüğü 6 Haziran 1506 yılında  Milano artık Fransızlarca yönetiliyordu.

Ve tekrar Milanoyu bir sanat kentine çevirmek istiyorlardı.

Bu iş de Leonardo’ya verilmişti.

1507 yılının baharında kral 12. Lui Milanoya gelerek bizzat Leonardo’nu stüdyosunda onu ziyarete geldi.

Bir kral için hiç duyulmamış bir saygı gösterisi idi bu.

Bu ziyaretinde kral ‘’Mona Lisa ‘’ tablosuna hayran kalır ve satın almak ister fakat Leonardo bitmediğini ima ederek bu eserini hiç satmaz.

Kralın ziyareti sırasında ona yaptığı şehir planlarını gösterir.

Yolları, su yöetimini, su şebekesini yerinden yönetimini ilk ele alan kişi Leonardo’ydu.

Doğrudan pazarlara kanallarla mal taşıyan kanallar tasarladı.

Atlı arabalar, atlı için yol ağları oluşturdu.

Yayalar için yol ağları, teraslı evler gibi herkese hizmet eden tasarılara imza attı.

Leonardo değişik su seviyesi sorununun üstesinden gelmek için değişik bir dizi kiit sistemi geliştirdi.

400 yy sonra aynı sistem Panama kanalının inşasını yapan mühendislerce kullanıldı!

1513 de tekrar politik savaşlar başladı.

Milano artık İsviçrelilerin yönetimine geçmişti ve Leonardo’ya tekrar yollar gözükmüştü.

Bu sefer yolu Roma’ya düştü ve yanında çocukluğundan beri baktığı çırağı Salai ve yeni çırağı Francesco vardı,24 Eylül 1513.

Romayı o dönem muhteşem Lorenzo’nun oğlu Juliano de Medici yönetiyordu.

Aynalarla ilgili bir makina tasarlamaya başladığı ve tekrar anatomi çalışmalarına başladığı yıllardı.

Ve bu defa yaşamın amacını bulmak istiyordu !

‘’Ruh bedene eklenen güçtür ‘’ çünkü tek başına beden ayakta kalamaz.

Ruh bedenden ayrılmak istemz çünkü organlar ve et olmadan bu dünyada ne bir şey görür ne de duyar diye yazmıştı, el yazmalarına.

Tam da bu dönemde büyü ve sihirle uğraştığı söylenerek, ölü bedenler üzerinde çalışması yasaklandı.

Romada yürüttüğü gizli çalışmalar arasında; İç bükey aynalar ve kromatik sapmalar ile ilgili yaptığı çalışmalar 400 yıl sonra Maun Paramar gözlem evinde geliştirilen dev reflektör teleskopun bir benzeri olduğu kanatine varılıyor.

Artık yaşlanan ve kilise tarafından dışlanan bir adam haline gelmiştiki tekrar savaşlar başladı ve bu sefer Fransa kralı 1516 da Leonardo’yu Fransada yaşamaya  davet etti.

Burada bir şatoda kalıp çalışmalarına devam etti.

‘’ Bir çalışmaya bilim demek için matematiksel kanıtının mevcut olması gerekir ‘’derken dini eleştirip felsefeye yönelmişti.

‘’ İyi yaşanan her yaşam uzun yaşamdır ‘’ ,

’’iyi değerlendirilen bir gün sonunda nasıl uyunursa.

Iyi değerlendirilen bir yaşamın sonunda da ölüm o kadar güzel olur ‘’ İnsan ölünce aklıda olunla ölür ve herşey biter diyordu…

2 Mayıs 1519 da Leonardo öldü ! Ve Fransa’da toprağa verildi.

Tüm varlığını ve çalışmalarını çırağı Francesco’ya miras bıraktı.

Ama zaman içinde bu çalışmaların çoğu kaybolup gitti.

Franceso ustası için şunları yazdı; Leonardo da Davinci gibi bir başka insanı doğanın yaratmaya gücünün yetmeyeceği …

Leonardo’nun ölümünden sonra tekrar savaşlar çıktı ve mezarı dağıtıldı.

Fransız devriminde tabutundaki demirler eritilerek kurşun yapıldı ve kemikleri toplu mezara atıldı ve yok oldu.

 

Meltem Karakoyun
Meltem Karakoyunm.karakoyun@bihabermedya.com
Atatürk ilke ve inkılaplarına daima bağlı kalan, Türk olmakla her daim övünen, ülkesine ve milletine büyük bir sevgi ile bağlı . Hukuk ve Adalete güvenen , 6 Ok' a inanan ve Y-CHP ye asla inanmayan . Aydınlık ,güzel günlerin geri geleceğine inanan biri.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.