SON DAKİKA

Kanser & Biyoenerji

Bu haber 07 Temmuz 2017 - 3:02 'de eklendi ve 438 views kez görüntülendi.

Kanser & Biyoenerji

Tıbbın çoğu kez çaresiz kaldığı hastalıklardan bir tanesidir KANSER.

Maalesef Türkiye’ de yılda kanser hastalığına yakalanma sayısı 160 bini bulmaktadır.

Kanseri “Halk Sağlığı Kurumları” söyle tanımlıyor.

Bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urlara denir.

Ve bu kötü urlar çoğalarak zaman içinde hayatımızı elimizden alır.

Neden kanser oluyoruz? Çünkü ruhumuzu ve bedenimizi olumsuz düşüncelerle düzenli olarak besliyoruz.

Bu olumsuz düşünceleri oluşturan dalgalara BETA beyin dalgası denilmektedir.

Mutsuzluğun neredeyse tamamı  BETA beyin dalgasıdır.

BETA beyin dalgasını tanımlayacak olursak anlamı KORKU’ dur.

Bu beyin dalgasında hiç kimse huzurlu olamaz.

Kişiler her zaman tetikte, stresli, kaygı içinde yaşamını sürdürmeye çalışır.

Düşüncelerde geçmişe dönüş çok ön plandadır.

Defalarca düşünülür, senaryolar kurulur, kendini ifade etme şekilleri defalarca değişir vs.

Ya da geleceğe karşı duyulan endişeler ve planlar vardır.

Bu planların dozu aşırıdır ve insanı kemirip durur. Yaşamını bu şekilde sürdürmeye kararlı olan kişiler günlerini aylara, aylarını da  yıllara taşıdığında neler oluyor?

Depresyon başlıyor, MUTSUZLUK başlıyor, gereksiz sorgulamalar başlıyor, bunlar başladığında sana verilen o güzelim yaşam ışığın kararmaya başlıyor yani enerji noktaların kapanarak kozmik enerjiden mahrum kalıyorsun.

Bu durumlar içerisinde hayata pozitif baktığın taraf seni hep uyarıyor.

Peki biz ne yapıyoruz ? pozitif bakış açısını iyice küçültüyoruz ve bir süre sonra kendimiz diye bir şey kalmıyor.

Bunu hangi olaylar karşısında yapıyoruz.

Örnekler aslında çok, mesela;

* zamanında eşinin seni aldatmış olması,

* geçmişte yaşanmış iflas olayları,

* sevdiğin birini kaybetmiş olman,

* zor durumdayken sevdiklerin tarafından ortada bırakılman,

* kızgınlıklarından dolayı yıllarca kişiyi kalbinde hapsedip affedememen…gibi, sorgulamalar.

Kişi, yaşamındaki sorunlara o kadar odaklanmış oluyor ki son çare olarak sinyaller başlıyor.

Nasıl mı ? ufak ufak baş ağrısıyla, mide yanmasıyla, kalp ağrılarının başlamasıyla, kulak çınlamalarıyla…

Peki bunlar olduğunda ne yapıyoruz, hiç umursamıyoruz.

Başta kimyasallarla yani ilaçlarla kafamıza göre ağrıları kesmeye çalışıyoruz.

Bir süre sonra bu ağrılar şiddetlendiğinde yani ilaçlarda yetmediğinde doktora gidiyoruz. Tetkikler yapılıyor ve teşhis konuluyor.

Sonuç tabi ki üzücü L Genelde de kişilerden şu sözleri çok duymuşumdur.

“Nasıl oldu anlamadım, birden bire geldi beni buldu”,

“Aslında hiçbir şeyim yoktu”.

“Teşhise rağmen çok iyi hissediyorum”…

Aslında hiçbir hastalık birden bire değildir. Yaşadığımız evrende her zaman sana verilen mesajlar vardır. Ancak dünyanda artık sen değil de olaylar ve kişiler olduğu için kendini unutmuşsundur ve sana gelen mesajlara kapalısındır. Keşke herkes geçmişi düşünmeyi bıraksa ve geçmişteki herkesi özgürleştirse ve affetse. Kalbini bir rahatlatsa.  Yaşanılanlara saygı duyup deneyim deyip şimdiki zamanı yaşayabilse.

Kanseri Yenmek İçin Ne Yapmalıyız ?

Düşüncelerimizi ALFA moduna geçirmeliyiz.

Olumlu düşünerek geçmişi herşeyi ile geride bırakıp affederek kalbimizi rahatlatmalıyız ve gelecek ile kaygı duymayı bırakmalıyız.

Kabul ediyorum çok kolay değil.

Ama çok zor da değil.

Şu dönemde dahi alternatif tıp doktorları da dahil biyoenerjiye yönelmişlerdir.

Çünkü biyoenerjinin gücüne artık inanç yükselmiştir ve kanıtlanabilir olmuştur.

Biyoenerji saftır, sevgidir, insanı olumsuzluklardan arındırır, kendine getirir, varoluş sebebini hatırlatır.

Vücuttaki kanserojen hücreleri yok eder ve kanseri iyileştirir.

YAŞAMA BAĞLAR. YENİDEN DOĞARSIN.

İyi bir biyoenerji uzmanıyla yapılan seanslar sizi değiştirir.

Öyle güçlüdür ki hastalığınız iyileşir, hayatınızda bir çok konu yoluna girer, küsler barışır, affetmeler çoğalır, değerler artar.

ALFA boyutunda ki enerjiyi ne kadar yüksek tutarsan herşey ayağının ucuna kadar gelir. Nasıl mı ? Evrenin yaşam enerjisi yanındadır çünkü.

Sevgiyle Kalın

 

Ebru Çelike.celik@bihabermedya.com
İnsanın en büyük düşmanı olan EGO için OSHO’ nun bir sözü vardır. EGO derki her şey olmasını istediğim gibi tam olsun, o zaman huzurlu olacağım. RUH der ki huzurlu ol, o zaman her şey tam olmasını istediğin gibi olur. Hastalığa yakalanan kişi için artık bu o kadar kolay değildir. İlk önce kişinin yaşam sevincini düzenlemekle başlamak lazım. İşte o anda bizler devreye gireriz. Ben bir insan için iki kavramın yeterli olduğunu savunan biriyim. İSTEMEK ve İNANÇ. Bu iki kavramı gün yüzüne çıkardığımızda iyileşme süreci hızlanır. Görevimiz kainat ile hasta arasındaki irtibatı sağlamaktır. Zihinsel ve ruhsal olarak düzenleme yaparız. Ve bu süreç içerinde iyileşme başlar, ilaçlar azalır, kimi zaman ameliyata gerek kalmaz. Sonuç olarak kişinin hayata bakışında değişim başlar, ruhu huzurun tadına tekrar varır ve sağlıklı bir birey olarak yaşamına devam eder ve benim görevim biter. Ben kimim? ŞİFACI. Sevgi her daim bizimle olsun

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Bekir7 Temmuz 2017 / 13:52

Kanser olan hastalara önerilen moralinizi yüksek tutun da bir nevi biyo enerji yönemi sanırsam.