SON DAKİKA

Çiftçi Varsa Toprak Var

TürkiyeYaşamYazarlar

Çiftçi Varsa Toprak Var

Bu haber 25 Mayıs 2018 - 20:23 'de eklendi ve 92 views kez görüntülendi.

Çiftçi Varsa Toprak Var

Nenelerimizden kalan, sandıklarda saklanan atalık tohumlarımız, neden takas yapılıyor biliyor musunuz?

2006 yılında çıkartılan yasa ile, yerel-atalık sertifikasız, tohumlarımızın satışı ve hatta bu tohumlardan üretilen fidelerin satışları da yasaklandı.

Bu defalarca dile getirildi, bu konuda çok sayıda paylaşımlar yapıldı.

2010 yılında başlayan tohum takas şenlikleri kısa sürede bir kıvılcım gibi yayıldı.

Ülkemizin bir çok bölgesinde onlarca etkinlik farklı tarihlerde, çok renkli şekiller de yapılmaya başladı ve çoğalarak devam ediyor.

Fethiye’de ‘’Yerel Tohum Takas Etkinlikleri’’ kaç yaşında ??

Biz Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak, bağımsızlık yolunda bir milli mücadele olarak kabul ettiğimiz bu çalışmada 6.yılı devam ettiriyoruz.

Altı yılda neler mi yaptık ?

Yeri geldi, Küresel şirketlerin büyük paralarla katıldıkları tarım fuarlarında yer aldık, yeri geldi kendi çabalarımızla yaptığımız etkinliklerle binlerce kişiye ulaştık.

Çalışmamızın her aşamasında, gönüllü olarak görev alan ekibimizle, üreticilerimizin her zaman yanında yer aldık.

Yurdun dört bir yanından, tohum isteyen, tohum gönderen, bilgi almak, ve kendi bölgesinde bu çalışmaları yapmak için destek isteyen yeni dostlar kazandık.

Küresel Tohum şirketleri, hem GDO’lu hem de HİBRİT tohumlarla çıktıkları yolda, yerel tohumların yaşatılması için mücadele eden dernekleri ve oluşumları ‘’küçük’’ görseler de, aslında onların varlığından son derece rahatsız olmaktadırlar.

Her geçen gün hem üreticinin, hem de tüketicinin yerel tohumların önemini daha iyi anladığını, GDO ve HİBRİT konusunda daha bilinçli olduğunu görüyoruz.

Tüketici pazarda aldığı domatesin yetiştiği toprakları görmek istiyor. Üreticiyle gönül bağı kuruyor.

Her üreticinin hiç değişmeyen devamlı müşterileri varken, meraklıları da her geçen gün artıyor.

Küresel şirketler, GDO ve HİBRİT kullanarak, sadece insan sağlığını değil, havanın, suyun, toprağın dengesini de bozmakta, onların girdiği her yeşil alan açıkça talan edilmektedir.

Eskiden, emeklilerin büyük şehirleri terk edip bir sahil kasabasına gitme hayallerini şimdi gençler daha cesur kararlarla yapıyorlar, ve hepsinin ilk yapmak istediği şey ise, küçük bir toprak parçasıyla atalık- yerel tohumları ekmek, doğal ilaçlarla doğal sebzeler yetiştirmek ve sağlıklı bir yaşama adım atmak.

Pazardan 1 Liraya maydanoz aldığınız çiftçinin zorluklarını biliyor musunuz?

Çiftçi Varsa Toprak Var

Bizim küçük üreticimiz, çiftçimiz, köylümüz yerel tohum, atalık tohum kullandığı için devletten destek alamamaktadır.

Bu, vatanın bağımsızlığına, bereketli topraklarımızın bağımsızlığına, geleceğimizin, sağlıklı nesillerimizin en büyük teminatı olan yerel tohumlarımıza yapılan bir ihanettir.

Umutluyuz, yerel tohum üreticilerimiz, GDO ve HİBRİT konusunda bilinçleniyor, eskiden sadece kendi ailesi için yerel tohum ekerken, şimdi atalık tohumlarını hepimiz için ekmekte, onlara daha çok sahip çıkmaktadır.

‘’ Yediğiniz Yerel Tohum Ürünlerinin yetişme aşamasında neler olduğunu biliyor musunuz’’

Sadece yerel tohum kullanmak yetmiyor, yaptığımız köy ziyaretlerinde, ev yapımı ilaçları nasıl hazırladıklarını, nasıl kullandıklarını görüyoruz Çiftçi Varsa Toprak Var ve takip ediyoruz.

Üreticilerimizle bilgi alış verişi yapıyoruz, birlikte doğal ilaçlar hazırlıyoruz.

Pazarda 1 liraya sattığı bir demet maydanoz için, sabahın erken saatinde kalkıp, 40 derece güneşin altında nasıl emek verdiklerini, ziyaretlerimizde görüyoruz.

Pazarlara ulaşım sorunları var, su sorunları var, insan gücüne ihtiyaçları var, kooperatifleşme konusunda güvenilir girişimlere ihtiyaçları var.

Her sabah erkenden kalkıyorlar, öğlen sıcağında tarlada çalışmaları çok zor, çapalama yapıyorlar, elleriyle ayrık otlarını topluyorlar, zararlıları öldürecek değil, uzaklaştıracak yöntemler deniyorlar.

Yapılacak çok işleri var.

Her günleri, tarlada, bahçede hafta da bir ya da iki gün olmak üzere, pazarlarda satış yapmakla geçiyor.

Kendilerine ayıracakları özel bir günleri, boş zamanları yok..

Çok emek veriyorlar, her şeyden önce topraklarını seviyorlar, toprağa bağlılıkları bizim için umut verici.

Eski Köyler Mahalle oldu haberiniz var mı??

Büyük şehir yasasından sonra ne yazık ki, çok sayıda köyümüz mahalleye dönüştürüldü.

Bu şekilde, bir çok çiftçi üretici olmak yerine tüketici konumuna geçti.

Köylülük, ve köy kavramları yavaş yavaş yok ediliyor.

Mahalleye dönüştürülen köylerimizin havası, suyu, yeşili, toprağı muhteşem.

İnsanını anlatmaya gerek yok, davetli bir misafir gibi karşılıyorlar sizi.

Bahçeler meyve ağaçlarıyla dolu, bostanlar, tarlalar bire, bin vermeye hazırlar.

Tohumluklar ayrılmış, pazara gidecek ürünler ayrılmış, tavukların, kuşların rızkına dokunulmamış.

Doğa bütün bereketiyle, onu ekecek, üretim için çaba gösterecek, tohumuna toprağına gözü gibi bakacak çiftçileri bekliyor.

Ancak, Köylerde genç nüfus yok, olanların da köyde, toprakla, tarımla uğraşmaya niyeti yok.

Çünkü devlet desteği alamayan ailenin, borçlarını ödeyemeyen köylülerin, toprağını satmak zorunda kalan çiftçilerin yaşamlarını gördükçe gençler, ata topraklarından uzaklaşıyorlar.

Yarın bu emektar ana babaların bıraktıkları bereketli topraklar, ne yazık ki sahip çıkılmaz ise sayısı azalan köylerimiz gün gelecek beton şehirlere dönüşecekler.

Yerel Tohumlar Yaşasın, her tohum ektiğinde, ”kurda, kuşa, aşa” diyen, her canlının hakkını gözeten, üreten, köylümüz, çiftçimiz milletin yüreğinde taht kursun.

Bizlere düşen en büyük görev, küresel şirketlerin kölesi olmayan, atalık tohumlarına, ata topraklarına gözü gibi bakan küçük üreticilere sahip çıkmak.

Onlardan daha çok talep edip, onların emeklerinin karşılığını vermek.

Köylü varsa biz varız, çiftçi varsa toprak var, toprak varsa tohum var, bunların hepsi varsa ekmek var.

Tam bağımsız bir ülke için, toprağına ve değerlerine sahip çıkacak bir Millet var…

Ebru Oğuzhan Yeter

 

Kaynak : https://www.habergalerisi.com/2018/05/24/ciftci-varsa-toprak-var/

Ebru Oğuzhan Yetere.o.yeter@bihabermedya.com
1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Cumhuriyet Kadınları Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır. Halen CKD Fethiye yönetim kurulu üyesidir. 2008'de başladığı köşe yazılarına çeşitli haber sitelerinde düzenli olarak devam etmektedir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.