SON DAKİKA

Çamur Atma – Sedat Doğruer Yazdı

Bu haber 22 Temmuz 2017 - 15:41 'de eklendi ve 710 views kez görüntülendi.

“ÇAMUR ATMA; HEDEFİNİ ŞAŞIRIR, KİRLİ ELLERİNLE KALIVERİRSİN” JOSEPH PARKER

2002 yılında iktidara gelirken Recep Tayyip Erdoğan halka “Kimsesizlerin kimsesi, çaresizlerin çaresi olmaya geliyoruz” diye sesleniyordu.

İktidara geldiği günden bugüne kadar geçen on beş sene boyunca ekonomik anlamda geri kalmış bir ülke olmanın ötesine gidemedik.

Dünya ülkelerinin bize bakışı; ifade özgürlüğü, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularındaki olumsuzluklar nedeniyle geri kalmış ülke olduğumuz yönündedir.

Halk yıllarca kendisine verilmiş olan vaatlerin yerine getirilmemesi ve kendi kaderine terk edilmesi nedeniyle acı içerisindedir.

Meclis ağalığı ile yönetilen ülke, geçen süreçte kendi zenginlerini yaratmış, kendi yandaşlarının mutluluğuna rağmen, mutsuz olan vatandaşların acılarından zenginleşmiş, mecliste alınan kararlar yandaşların kasasına bağlanmış, vergiler halkın sırtına binmiş , “kimsesizlerin kimsesi olacağım” sözü vaatten öteye gidemediği gibi; siyasetçilerin ve yandaşlarının ortaya çıkan yolsuzlukları  salgın bir hastalık haline gelmiştir.

Akp hükümeti süresince oluşan ekonomik tablo politikacıların eseridir.

“Bizdendir önünü açın” söylemi ülkeye ne kazandırmıştır?

On beş yıllık Akp iktidarı ülkeye ne kazandırmıştır? Kalkınma mı? Milli gelirde artma mı? Sosyal adalet mi?

Son günlerde artan Atatürk düşmanlığını yapanlara sorum şudur:

Atatürk dönemi ile bugünü kıyasladıklarında ne kaybetmişler? Ya da ekonomik anlamda ne kazanmışlardır?

Bilmeyenlere belki bir faydam dokunur.

Düşünün Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı yıl ve onca sorunla boğuşulurken İzmir iktisat Kongresi toplanmıştır. (18 Şubat1923)

İzmir İktisat Kongresi’nin temelinde ön plana çıkan ilkeler şu şekildedir:

  • Kalkınmacı,
    • Yerli ve yabancı sermayeyi ve çiftçileri özendirici,
    • Ilımlı bir korumacılık,
    • Ekonomik hayatın denetiminin Milli unsurlara geçmesini kolaylaştırmak gibi konular ön plana çıkmıştır.
    Kongrede birinci oturumda alınan kararlar ise aşağıdaki gibidir:
    • Yerli üretimin geliştirilmesine çalışılacaktır,
    • Lüks ithalattan kaçınılacaktır,
    • Ekonomik gelişmeye katkısı olmak koşuluyla yabancı sermayeye izin verilecektir.
    Kongrede ikinci oturumda yer alan bazı kararlar ise şunlardır (Atatürk Dönemi Ekonomi Politikaları Özer ÖZÇELİK, Güner TUNCER) :
  • Reji idaresi ve yönetimi kaldırılacaktır,
    • Tütün tarımı ve ticareti serbest olacaktır, ihraç edilen tütünün işlenmiş olması gerekmektedir ve vergileri tüketiciden alınacaktır,
    • Aşar kaldırılacak, yerine uygun bir vergi konulacaktır,
    • Temettü vergisi gelir vergisine dönüştürülecektir,
    • İç gümrükler kaldırılacak, koruyucu gümrük tarifeleri kabul edilecektir,
    • Ziraat Bankası yeniden düzenlenecektir,
    • Sanayicilere kredi vermek üzere bir Sanayi Bankası kurulacaktır,
    • Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun günün ihtiyaçlarını karşılar hale getirilmesi ve beş yıl sonra 25 yıl süreyle uzatılması sağlanacaktır,
    • Türk limanlarında kabotaj hakkı sağlanması ve demiryolu, limanlar ile diğer ulaşım altyapısı geliştirilecektir,
    • İşçilerin çalışma saatleri düzenlenecek ve 18 yaşından küçükler çalıştırılmayacak, haftada 1 gün çalışanlara tatil imkanı verilecektir,
    • “Amele” kavramı yerine “İşçi” kavramı kullanılacaktır,
    • Tüm işgücüne sendika hakkı tanınacaktır.

17 Nisan 1934’de ‘Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nı yürürlüğe koymuştur. Bu planda yer alan amaçları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

  • GSMH’da yıllık ortalama %7 büyüme hedefi.
    • İstihdam sorununun çözülmesi.
    • Dış ödemeler dengesinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması.
    • Kalkınma için gerekli olan her alanda yeterli sayıda ve üstün nitelikte bilim adamı ve teknik eleman yetiştirilmesi.
    • Tüm bu hedeflerin sosyal adalet ilkesine uygun olarak gerçekleştirilmesidir.
    1933 yılında sanayi yatırımlarını finanse etmek, ağır ve hafif sanayinin gelişmesine öncülük etmek, devlet fabrikalarını işletmek, plana uygun olarak yeni fabrikalar açmak ve özel sermaye ile diğer alanlarda faaliyetlerde bulunmak amacıyla Sümerbank kurulmuştur.
    1933’te vilayet, belediye ve köy idarelerinin vergilerinin % 5’ini ve bu idarelerin gelişme planlarındaki projelere maddi kaynak sağlamak amacıyla İller Bankası kuruldu.
    Elektrik enerji, petrol ve madencilik alanlarındaki araştırma ve işletmeleri denetlemek ve yönetmek üzere 1935 yılında Etibank ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kuruldu.
    1938 yılında Cumhuriyetin ilk yıllarında millileştirilen ticaret gemileri, liman ve rıhtımları işletmek amacıyla Denizcilik Bankası kuruldu.
    Bunların yanında iki devlet şirketi daha kurulmuştur. Bunlardan biri belirli ürünleri satın alarak ya da satarak tarım fiyatlarını dengede tutmak amacıyla kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi diğeri de Reji İdaresiyle Fransızların elinde bulunan şirketin alınarak alkollü içkiler, ispirto, kibrit, çay, tuz ve bir süre için yağ ve benzin olmak üzere devlet tekellerini yönlendiren İnhisarlar (Tekel)’dır.
    1930’lu yıllar Türkiye sanayisinde ilk ciddi ve büyük yatırımların yapıldığı yıllar olmuştur. Sanayide yıllık ortalama % 11,6 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Devlet 1938 yılı itibariyle temel tüketim malları ihtiyacından ‘üç beyazı’ (un, şeker ve dokuma) kendi kendine ve yerli üretimle karşılar duruma gelmiştir. Demir-çelik, kâğıt ve kimya kollarında ilk modern tesisler 1930’lu yıllarda yapılmıştır.
    Genel çerçeveden bakıldığında bu dönemde:
    • 1930-1931: İç ekonomiye dönük müdahale önlemlerinin alınmadığı, dış ticaretin denetlendiği yıllardır.
    • 1932: Yatırımcı, işletmeci ve denetleyici bir unsur olarak iktisadi hayatın gelişimini ve işleyişine devlet egemen olmuştur.
    • 1933-1939: Devletçiliğin tamamen benimsendiği yıllardır.

Bugünkü mecliste yandaş ayrıcalığı ve rüşvet alışkanlığı kalkmadıkça;  bilgili, gerçekçi, akla dayanan siyasiler olmadıkça mucize beklemeyelim.

              Her şeye Atatürk’ün yolunda ve onun izinde başlayalım gerisi gelecektir emin olabilirsiniz.

Sedat DOĞRUER

Sedat Doğruers.dogruer@bihabermedya.com
HAYAT Yaşayamadığımız "BELKİLER" Yaşadığımız "KEŞKELER" ve İçimizde tuttuğumuz "NEYSELER" den İBARETTİR.....!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.