SON DAKİKA

iphone 8 Geliyor

CepTeknoloji

Nutuk’ta 30 Ağustos

Bu haber 29 Ağustos 2017 - 22:17 'de eklendi ve 835 views kez görüntülendi.

NUTUK’TA 30 Ağustos Mustafa Kemal; ‘’Ulusun yaşamı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir’’ diyordu.

En büyük askeri başarıları elde etmesine karşın, kanlı savaşların yaşandığı Çanakkale’ye, Doğu Cephesi’ne ve Sakarya Savaşı alanlarına daha sonra hiç gitmedi.

Yalnızca, 1924 yılı 30 Ağustos’unda, Dumlupınar’a geldi ve burada bir buçuk saat süren, anlamlı ve duygulu bir konuşma yaptı.

Bu konuşmasında, Türk ulusuna ve gelecek kuşaklara olduğu kadar, dünyanın ezilen uluslarına sesleniyor, onları ‘’dünyanın despotlarına’’ karşı bağımsızlık ve özgürlük savaşına çağırıyordu.

Afyon Ovası’nı ve onu çevreleyen tepeleri, göstererek, iki yıl önce yaşananları şöyle anlatır; “Güneş mağribe (batıya) yaklaştıkça, kanlı ve ölümlü bir kıyametin kopmak üzere olduğu bütün ruhlarda seziliyordu.

Biraz sonra, cihanda büyük bir yıkım olacaktı.

Ve beklediğimiz kurtuluş güneşinin doğabilmesi için bu yıkım gerekliydi; karanlıklar içinde bu çöküntü olmalıydı.

Semanın karardığı bir anda, Türk süngüleri, düşman dolu şu sırtlara hücum ettiler.

Karşımda artık bir ordu, bir güç kalmamıştı. Tümüyle mahvolmuş, perişan bir kılıç artığı kitle bulunuyordu.

Kendilerinin dediği gibi, korku ve dehşet içindeki bu şekilsiz kitle, acınası bir yığın halinde kaçmak için yer arıyordu.

Artık gecenin koyulaşan karanlığı, sonucu gözle görmek için, güneşin doğudan yeniden doğmasını zorunlu kılıyordu..

Karşılaştığı görüntüleri aktararırken savaş alanını ‘’gerçek bir mahşer manzarası’’ olarak tanımlar, savaşın felsefesini yapar: ‘’

“Ertesi gün savaş alanını dolaştığımda, ordumuzun kazandığı zaferin büyüklüğü, buna karşılık düşman ordusunun uğradığı yıkımın korkunçluğu, beni çok duygulandırdı.

Şu karşıki sırtların arkasındaki bütün düzlükler, bütün dere yatakları, gizli kapaklı her yer; terk edilmiş toplar, sayısız araçlar, donanımlar, bunların arasında yığın yığın ölüler ve toplanıp götürülmekte olan kafileler halindeki tutsaklarla, gerçekten bir mahşeri andırıyordu…

Savaşlar, hele meydan savaşları, yalnızca iki ordunun karşı karşıya gelip çarpışması değildir; ulusların çarpışmasıdır.

Savaşlar, ulusların bütün varlıklarıyla; teknik alandaki başarılarıyla, ahlaklarıyla, kültürleriyle, erdemleriyle, kısacası gözle görünür görünmez bütün güç ve varlıklarıyla, her türlü araç ve olanaklarıyla çarpıştığı bir sınav alanıdır.

Savaş alanında çarpışan ulusların, gerçek güçleri ve değerleri ölçülecek demektir.

Sonuç, yalnız gözle görünür güçlerin değil, bütün güçlerin, özellikle ahlaktan ve kültürden gelen güçlerin üstünlüğünü ortaya koyacaktır…

Tarih; başlarındaki taht sahipleri ya da hırslarını yenemeyen politikacılar elinde, birtakım boş ve yersiz isteklere oyuncak olmuş istilacı orduların, istilacı ulusların uğradığı, buradaki gibi korkunç sonuçlarla doludur”.

Kaynak// Metin Aydoğan ‘’ATATÜRK VE TÜRK DEVRİMİ’’ Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramı.

Dumlupınar Söylevi’nde okuduğumuz gibi, 30 Ağustos sadece ülkemize ve milletimize değil, dünya tarihine yön vermiştir.

Atatürk, Bu Söylev’inde, Türk milletine geleceğine sahip çıkması için büyük önermelerde bulunmuştur.

Bu zaferin unutulmamasını, güçlü ulusların asla yenilemeyeceğini anlatmıştır.

Söylev’in daha sonraki bölümlerinde, Türk Milletine hem büyük görevler düştüğünü anlatırken, hem de ülkenin geleceğine, bağımsızlığına sahip çıkmaları konusunda önemli mesajlar vermiştir.

Bizim böyle şanlı bir tarihimiz, Nutuk gibi bir yol göstericimiz var ama, öyle bir eğitim sistemine kurban edildik ki, Nutuk’u bizden başka herkes en iyi şekilde okudu.

Çünkü bugün geldiğimiz duruma bakınca, bizlere okullarda tarihimizi sadece, rakamlarla öğrettiklerini, Nutuk’u ise bize eğitim veren çoğu eğitimcinin bile tam anlamıyla okumadığını, ya da uygulanmadığını görüyoruz.

Türk Milletin’den daha çok Nutuk okuyanlar, bugün onun tam tersini bizi yönetenlere yaptırmakta, ve bizi yönetenler de bunu yerine getirmektedir.

30 Ağustos Türk’ün zaferidir. Nutuk Türk milletinindir.

Onu okuyup, anlamak ve uygulamak ise Türk milletinin Atasına, Vatanına en büyük borcudur.

30 Ağustos, kutlu olsun !!

Ebru Oğuzhan Yetere.o.yeter@bihabermedya.com
1967'de Ardahan Göle'de doğdu. 1985 yılında hayatımın üniversitesi dediği İş Bankası 'nda çalışmaya başladı. 2008 'de emekli oldu. O tarihten itibaren Atatürkçü Düşünce Derneği ve Cumhuriyet Kadınları Derneği başta olmak üzere aktif olarak görev alıp çalışmaktadır. Halen CKD Fethiye yönetim kurulu üyesidir. 2008'de başladığı köşe yazılarına çeşitli haber sitelerinde düzenli olarak devam etmektedir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Yuksel Oran31 Ağustos 2017 / 17:10Cevapla

Nutuk’u okumayanlar; okuyup ta anlamayanlar ve de anlatamayanların onun içeriklerini yeniden ve daha ağır olarak yaşamak zorunda kalacakları muhakkaktır. “Nutuk’u bizden başka herkes en iyi şekilde okudu” ,evet , Hem mazlum milletler okudu uyguladı hem de emperyalist güçler.
Jean Chritophe Rufin der ki: “Sıkarsın avucunu, canın yanar ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını…”