SON DAKİKA

iphone 8 Geliyor

CepTeknoloji

Kıymayın Efendiler

Bu haber 07 Ağustos 2017 - 13:59 'de eklendi ve 728 views kez görüntülendi.

Kıymayın Efendiler

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) ve ODTÜ arazisinde daha önce yapılan talana bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor.

“Plan değişikliği ile AOÇ içerisinde kavşak düzenlemeleri yapılmakta, Eskişehir Yolu-Sabancı Bulvarı-Ankara Bulvarını birbirine bağlayan 2 adet 50 metre genişliğinde yeni yollar tasarlanmakta ve Sabancı Bulvarı 50 m`ye genişletilmektedir.

1.derece doğal ve tarihi sit alanlarından geçecek olan tüm bu yollar Kaçaksaray, Ankapark, Ankara Bulvarı ile talan edilen AOÇ`yi artık tamamıyla kaybedeceğimiz bir müdahaledir.”

Bilmeyenlere hatırlatalım.

Yıl 1925. Bozkır’ın ortasında bir başkent Ankara.

O istiyor ki, İstiklal mücadelesinin yürütülmesine ev sahipliği yapmış bu değerli kent yemyeşil olsun.

Halkın rahatlıkla gezebileceği, nefes alacağı bir cennet yaratılsın.

Ülkenin tanınmış tarımcılarını köşke çağırıyor.

Amaç; Ankara civarında kurmak istediği cennet için uygun arazinin seçilmesi.

Tarımcılara Ankara civarında modern bir çiftlik kurmak istediğini ve buna uygun arazi bulunması gerektiğini söylüyor.

Oysa onlar çiftlik yeri için uzun boylu araştırmalar yapmaya gerek görmüyor çünkü Ankara o devirde ‘Bozkırın ortasında bir ortaçağ şehri’.

Bu kanaatlerini Atatürk’e bildirdikleri zaman ise o eliyle bu günkü Atatürk Orman Çiftliği’nin arazisini gösteriyor ve ‘burayı gezdiniz mi?’ diye soruyor.

Tarımcılar şaşırıyorlar. Gösterilen arazi bataklık, çorak, fakir…

Bir çiftlik kurulması için gereken hiçbir özelliği taşımıyor.

Atatürk’ün cevabı basit oluyor; “İşte istediğim yer böyle olmalıdır.

Kıymayın EfendilerBurayı biz ıslah etmezsek kim gelip ıslah edecek?” ve bu şartlar altında çiftliğin yapımına başlanır ve her işte olduğu gibi bu işte de başarılı olur.

Artık O’nun için varılacak son hedef, diğer çiftlikleri ile birlikte Atatürk Orman Çiftliği’ni de çok sevdiği ve değer verdiği Milleti’ne hediye etmekti.

Zira O, yalnızca Türkiye çapında değil, dünya çapında da olsa en küçüğünden en büyüğüne tüm başarılarını milletiyle paylaşmaktan büyük bir haz duymaktaydı.

Sağlam temeller üzerine kurulan bu büyük eser, sürekli gelişebilecek bir yapıya kavuştuğuna göre, bağış için endişe edilecek her hangi bir konu kalmamıştı.

Bu düşünce ile, çiftliklerinin ve mülklerinin devlete devir işlemleri konusunda gerekli resmi belgelerin hazırlanması için Tapu İdaresine direktif veren Ulu Önder, hazırlanan belgeleri imzalamak üzere çiftlik içerisindeki Marmara Köşkü’ne 11.05.1937 günü teşrif ederler.

Atatürk devirle ilgili işlemlerden sonra Başbakanlık’a yazdığı 11.06.1937 tarihli bir tezkere ile bütün tesis, hayvan varlığı ve demirbaşları ile beraber tasarrufu Orman Çiftliği ile birlikte diğer çiftliklerini hazineye bağışladığını bildirir.

Peki Büyük Önderimiz sadece bu nedenlerle mi bu çiftliği kurmayı hayal ediyordu? Tabi ki hayır. Neden mi?

  • Ankara’nın havasını kirleten bataklığı kurutup, yerine temiz oksijen kaynağı bir orman çiftliği yetiştirerek halkı teşvik edip cesaretlendirmek.
  • Çiftçilerin ellerinde bulunan tohumları ıslah edip, üretimi arttırmak.
  • Ankara’nın iklim şartlarında bitkileri yetiştirmek ve tecrübelerini çiftçilere göstermek.
  • Ankara’yı ağaçlandırarak yeşil alan haline getirmek.
  • Ankara çevresinde pek bulunmayan cins hayvanları yetiştirerek çiftçilere damızlık olarak dağıtmak.
  • Modern tarımın nasıl yapıldığını ve faydalarını köylüye göstermek.
  • Kurulacak olan çiftlikte arıcılık, sütçülük, kümes hayvancılığı, sebze ve meyve üreticiliği yapılarak üretilen ürünleri şehirde satarak halka ucuz ve organik gıda sağlamak.
  • Ankara için doğal piknik ve eğlence mekanı oluşturmak.
  • Yüksek Ziraat Okulu öğrencilerinin bir yıl boyunca çiftlikte uygulamalı staj yapmalarını sağlamak.

İhtiyarlıkta aklına insanın,
tatlı anıları gelmeli yalnız.
Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın,
efendiler, siz de ihtiyarsınız.

Bulutlar adam öldürmesin.

Sayın Gökçek, size Nazım Hikmet’in “Bulutlar Adam Öldürmesin” adlı

şiirinden mısralarla sesleniyorum. Eeee artık belli bir yaşın üzerindesiniz.

Bu hızla Ankara’nın yeşilini talan etmeye devam edecek olursanız ihtiyarlık günlerinizde soluyacak havayı bulamayabilirsiniz.

Buraların Atatürk’ten milletine miras topraklar olduğunu da unutmayın.

“Halkın sillesinin sedası yoktur, Enseye inerse, devası yoktur”.

Sedat DOĞRUER

Sedat Doğruers.dogruer@bihabermedya.com
HAYAT Yaşayamadığımız "BELKİLER" Yaşadığımız "KEŞKELER" ve İçimizde tuttuğumuz "NEYSELER" den İBARETTİR.....!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Sarı Kanarya_ASİ. Fadime Kul17 Ağustos 2017 / 04:40Cevapla

Sedat çok güzel bir yazı olmuş gene tşkler kardeşim
Senin yazdıklarını düşünseler, bu işe girişirler mi hiç ⁉Onların amacı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten ne kaldıysa, onu talan edip
Atatürk’ümüzün adını tamamen silip yok etmek. Çok üzgünüm ama şunu bilmiyorlar GÜNEŞ asla kararmaz, sönmez
Dünya Var Oldukça bütün Dünya ATATÜRK’ü unutmayacak ve anacak.
Biz Türk’ler de Atatürk’çüler olarak tek bir tanemiz kalsa bile unutmayacak sevecek, sevgi ve özlemle anacak
ATATÜRK keskin zekası, fikirleri, yaptıkları ile sonsuza kadar güneş gibi parlayacak, örnek gösterilecek
Sevgiyle kal canım kardeşim.. DÜNYA’YI SEVGİ KURTARACAK….