SON DAKİKA

iphone 8 Geliyor

CepTeknoloji

Bilim ve Toplum

Bu haber 04 Ağustos 2017 - 19:41 'de eklendi ve 727 views kez görüntülendi.

BİLİM VE TOPLUM

Dadaizm ’in kurucusu Tristan Tzara bakın ne diyor: “Sistemsizlik de bir sistemdir, hatta sistemlerin en iyisi…”

Dadaizm’e az sonra döneceğim ama önce Tzara’nın yukardaki ifadesinin ilk bölümüne katıldığımı belirtmeliyim.

Evet, sistemsizlik de bir sistemdir ve adı da kaostur, karmaşadır.

Ne var ki, Dadaizm’in doğduğu koşulları, amaçlarını düşündüğümüzde, o dönem için pek de haksız sayılmazlar…

Dadaizm, 1918 yılında, 1.Dünya Savaşının hemen ardından ortaya çıkmış bir sanat ve felsefe akımı.

Lozan’da bir araya gelen çoğu şair bir grup sanatçı, savaşın toplumlar üzerinde yarattığı sosyal, kültürel ve ahlaki sorunları tartışırlarken, gruptaki sanatçılardan Tzara sözlükten rastgele bir sözcük seçer.

Seçtiği sözcük Fransızca “oyuncak tahta at” anlamına gelen “Dada”dır !

Adını bile aykırı bir tarzda alan Dadaizm’in (Oyuncak tahta atçılık!) amacı, savaşın vahşeti karşısında akılcı düşüncenin ve insanların içine düştüğü çaresizlikten silkinmesini sağlamaktır.

Bunun için yazdıklarıyla insanları şaşırtarak onları bu düşünce uyuşukluğundan kurtarmaya çalışmaktır hedefleri.

Öyle ki, Dadaist’lerin yazdığı şiirler, kağıt parçalarına rastgele yazdıkları sözcükleri/cümleleri bir şapkanın içine koyup, yine rastgele şapkadan çekerek ve bunları alt alta koyarak ortaya çıkmıştır.

Sürrealizm’e öncülük ettiği bilinen Dadaizm’in ömrü 4-5 yıl sürmüştür.

*  *  *

Yazıya neden Dadaizm ile başladığımı artık biraz açmam gerek.

Evet, sistemsizlik de bir sistemdir ve sistemlerin en kötüsüdür, karmaşadır demiştik.

Bir ülke düşünün. Dış İşleri Bakanı, Ulaştırma Bakanlığının sorumluluk alanına giren hızlı trenin yeni güzergahını açıklıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, sorumluluklarını bir vakıfa ihale edebiliyor.

Devlet ihaleleri en uygun fiyatı veren firmalara değil, en uygun (!) firmaya veriliyor.

Hayvanat Bahçesi müdürü TÜBİTAK gibi bir kurumun başına tayin edilebiliyor. “Kart hamili yakınımdır” liyakat işlevi görüyor.

Ordu’nun teamülleri alt üst ediliyor.

Terör örgütüne üyelikten müebbetle yargılanan savcı, o terör örgütünü ifşa eden kişiyi, aynı terör örgütüne üye diyerek iddianame hazırlayabiliyor…

Çocuk evlilikleri caizdir fetvaları veriliyor Fetvalar çağdaş toplumsal yaşamı belirleyici/biçimlendirici bir araç haline getiriliyor…

Şort giyen genç kızları taciz edenler kollanıyor…

Saymakla bitmez…

Bu tam anlamıyla sistemsizliktir ve sistemlerin en kötüsüdür. Diğer bir deyişle kaostur…

*  *  *

Birçok düşünür, bilimsel olayların/olguların toplumsal olaylara da uygulanabileceğini iddia etmiştir.

Buna, K. Marx’ın, “giderek artan nicelik, bir noktaya geldiğinde niteliğe dönüşür.” iddiasını örnek verebiliriz.

Kaynamaya başlayan suyun nitelik değiştirerek buhara dönüşmesi gibi…

(Aklıma gelmişken, bir Zoolog olan Desmond Morris’in, yıllarca gözlemlediği hayvan davranışlarına dayanarak insan davranışlarını açıklamaya çalıştığı “İnsanat Bahçesi” kitabını, mutlaka okunması gereken kitaplar listenize almanızı öneririm.)

Ya da başka bir örnek verelim.

Bir balonu şişirip ağzını bağladığınızda, balondaki gaz moleküllerinin hareketi rastgeledir, kaotiktir (Brown Hareketi kavramı).

Balon patlatılınca moleküllerin çarpıp döneceği bir duvar artık yoktur ve moleküller doğanın düzenine göre hareket etmeye başlar.

Aynı şekilde, bir sürahiden bir bardağa su boşaltırken, su moleküllerinin hareketi yine kaotiktir.

Bardak taşmadan işlemi bitirdiğinizde su molekülleri bir düzene göre sıralanır, kaotik hareketler yaparken harcadığı enerji sıfıra düşer ve durağanlaşır. (Entropi kavramı)

Eğer düşünürlerin iddia ettiği gibi, bilimsel olgular toplumsal olaylara benzeştirilebiliyorsa, yukardaki örneklerden yola çıkarak, toplumsal kaosun sonunda yeni ve daha dingin bir düzen beklemek hiç de hayal değil…

İnsanlık tarihi, kaotik ortamların sonunda yeni ve dingin toplumsal düzenlere geçişin örnekleriyle doludur.

Üstelik yarıya yakını uyuyan toplumumuzu uyandırmak için Dadaizm gibi akımlara ihtiyaç da yoktur.

Hele de önümüzde Mustafa Kemal Atatürk gibi

“Benim sözlerim bilim ile çelişiyorsa bilimi seçin”

diyen bir dünya lideri ve onun çağdaş ilkeleri varken…

Ertuğrul Filizay
Ertuğrul Filizaye.filizay@bihabermedya.com
Sanatın her dalıyla ilgilenen... İç ve Dış politika'yı yakından izlemeye çalışan... Atatürk'çü felsefeye gönülden bağlı... Demokrasi ve Özgürlük sevdalısı... ''Özgürlük ekmekten tatlı, Güneşten güzeldir''

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Missthemis6 Ağustos 2017 / 17:18Cevapla

Bilimsel teorilerşe ince ince işlenmiş güzel bir yazı.
Başarlarınızın devamını dilerim